top of page

Narlıdere Huzurevi'nde Yaşanan Hukuksuzluğu 
Yargıya Taşıyarak Davamızı Kazandık.

Narlıdere Huzurevi.png

Yargı idarelere hukuk dersi vermeye, idareciler ders almaya doyamadılar.

Pandemi döneminde Narlıdere Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde görev yapan sağlık çalışanları idarenin insanlık dışı, yirmi dört saat esası ile çalıştırıp bir de üstüne analarının ak sütü gibi helal olan izin taleplerini ret etmesi ne vicdanidir, ne de insanidir.

Dünyanın neresinde insanlar on gün kesintisiz yirmi dört saat hizmet veriyor ki Narlıdere Huzurevinde de versin. Başta Anayasa, Devlet Memurları Kanunu, 4688 Sayılı Kanun, İLO Anlaşmaları ve Yönetmeliklere rağmen “ben istedim oldu mantığı” ile hareket eden kanun tanımaz idareciler sanmasınlar ki babalarının işletmesini yönetiyorlar. Bu Memlekette kanun var nizam var, tanımayanlar için Bağımsız Mahkemeler var, sizi bağlarlar.

Kamu kurumlarında bir çok idarecinin kanun ve yönetmeliklere hakim olmaması nedeniyle çalışanlar hak kayıplarını dava etmek suretiyle arıyor, bazen de çalışanın haklılığını bile bile “kibir abidesi idareci” “git dava aç” diyor. Nasıl olsa bu yüzden bir soruşturma geçirmiyor, görevi kötüye kullanmadan ceza almıyor veya kamu zararı oluşturduğu için kimse “bu davanın tüm masraflarını sen ödeyeceksin” demiyor, hal böyle olunca devletin kasasından milyonlarca lira bu beylerin keyfi uygulamalarından kaynaklı çıkıyor.

Altını çizerek ifade etmek istiyorum; Mahkeme kararı iş bilmez, kanun tanımaz, daha personelinin hangi şartlarda çalıştırılması gerektiği bilgisinden yoksun sözüm ona idarecilere ders olsun.

Togan DEMİRCAN

Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı

bottom of page